Umberto Boccioni, İtalyan Fütürizmi'nin önemli bir temsilcisi olarak tanınır ve sanatında hareketi, hızı, teknolojiyi ve modern yaşamın dinamizmini vurgulamıştır. Resimlerindeki temel karakteristiklerden biri, nesneleri ve figürleri geometrik formlara dönüştürmesi ve ardından bu formları enerji ve hareketle doldurmasıdır. Özellikle «simultaneità» (eşzamanlılık) adını verdiği bir tekniği kullanarak, aynı nesneyi farklı zaman dilimlerindeki farklı pozisyonlarda tasvir etmiştir. Bu, zamansal bir süreci tek bir resimde yakalama amacını yansıtan bir yöntemdir. Boccioni'nin resimlerinde canlı renk paleti ve dinamik kompozisyonlar da dikkat çeker. Onun sanatı, sanatın statik ve durağan olmaktan çok, sürekli bir değişim ve ilerleme içinde olduğunu vurgulamış ve modernitenin hızlı temposunu yansıtmıştır. Bu nedenle, Umberto Boccioni'nin sanatı, sadece bir nesneyi veya manzarayı resmetmekten çok, zamansal ve duygusal bir deneyimi ifade etmek amacını taşımıştır.
Boccioni resimlerini tuval üzerine yağlı boyayla yaptı; özellikle 1910–1911 resimlerinde renkleri Balla'dan öğrendiği divizyonist yolla, karıştırmadan kısa ve yönlü fırça vuruşlarıyla yan yana koydu. Hareket fikrini çoğu zaman önce karakalem ve mürekkeple yaptığı çizimlerde kurdu. Bu süreci denemek için hızlı taslaklarda
Winsor & Newton Willow Charcoal Füzen Seti, koyu ve keskin çizgiler için
Conté à Paris Sıkıştırılmış Kömür Kalem 4B kullanılabilir. Tuvalde Kentin Yükselişi'ndeki sıcak kırmızı ve turuncular için Winsor & Newton Artists' serisinden
Cadmium Red Deep ve
Cadmium Orange, karşıt mavi vuruşlar için
Talens Rembrandt Ultramarine Light denenebilir.