Tintoretto'nun üslubu, İtalyan Rönesans resmine getirdiği dramatik ve dinamik yaklaşımla dikkat çeker. Venedik Okulu'nun önde gelen ressamlarından biri olan sanatçı, eserlerinde güçlü ışık-gölge kullanımı, hareketli figürler ve cesur perspektif kurgularıyla öne çıkmıştır. Michelangelo'nun anatomik figür anlayışını Tiziano'nun renk kullanımıyla birleştiren Tintoretto, kendine özgü bir resim dili oluşturmuştur. Özellikle büyük ölçekli dinsel kompozisyonlarında derinlik hissi ve dramatik atmosfer ön plana çıkar. Hızlı fırça darbeleriyle sahnelerine canlılık kazandırmıştır. “Son Akşam Yemeği” gibi eserlerinde klasik Rönesans düzeninden uzaklaşarak daha teatral ve duygusal bir yaklaşım benimsemiştir. Tintoretto'nun sanatı, Barok resmin gelişimine ilham veren örnekler arasında gösterilir.
Tintoretto çoğu zaman koyu tonlu bir zemin üzerinde çalışırdı; açık tonları bu zeminin üstüne hızlı ve kalın fırça darbeleriyle yerleştirirdi. Ridolfi'ye göre ışığın figürlere nasıl düştüğünü, küçük balmumu figürleri yerleştirdiği sahne kutularında denerdi. Koyu zemini hazırlamak için Winsor & Newton Artists' yağlı boya serisinden
Transparent Brown Oxide ya da
Raw Umber, figürlerdeki sıcak tonlar için
Venetian Red kullanılabilir. Işığın en parlak noktaları
Flake White Hue, en derin gölgeler
Ivory Black ile kurulabilir.