Michelangelo, Rönesans dönemi sanatının en etkileyici isimlerinden biridir ve kendine özgü stili ile tanınır. Heykel ve resimde insan anatomisine hâkimiyeti, eserlerine gerçekçi ve güçlü bir ifade kazandırır. Michelangelo’nun stili, dramatik pozlar, detaylı kas yapıları ve duygusal derinlik ile karakterizedir. Sanatçı, özellikle Davut ve Pietà heykellerinde insan vücudunun idealize edilmiş güzelliğini ve anatomisini ön plana çıkarır. Sistine Şapeli tavan fresklerinde ise dramatik sahneler ve dinamik kompozisyonlarla Rönesans resim sanatına yön vermiştir. Resimlerinde ışık ve gölgeyle hacim ve derinlik kurar. Antik heykelden aldığı ölçüyü dramatik anlatımla birleştiren üslubu, sonraki kuşak sanatçıları derinden etkilemiştir. Onun çalışmaları, Rönesans heykel ve resim sanatının doruk noktalarını temsil eder.
Michelangelo'nun freskleri buon fresk tekniğiyle yapılmıştır: suyla açılmış pigment, yeni sürülmüş yaş kireç sıvanın üzerine boyanır ve sıva kururken renk duvarın parçası hâline gelir. Sıva yalnızca bir günde boyanabilecek kadar alana sürüldüğü için iş bölüm bölüm ilerler. Figürlerini önce kırmızı tebeşir (sanguine) ve siyah tebeşirle yaptığı anatomi etütleriyle hazırlardı; Sistine tavanı için çizdiği pek çok çalışma bugün müze koleksiyonlarında korunur. Bu çizim dilini denemek için
Conté à Paris Sanguine eskiz kalemi ve
Conté à Paris Carré Stick Sanguine çubuğu, siyah tebeşire yakın koyu çizgiler için
Conté à Paris Pierre Noire 3B, geniş gölge alanları için
Conté à Paris Charcoal 2B kömür kalemi kullanılabilir.